Hesabım
Üye Ol   Üye Girişi
  • Blog Kategoriler
Hesabım
Üye Ol   Üye Girişi
Çorbaların Faydaları Nelerdir? Hangi Hastalıklara İyi Gelir?

Çorba geleneğimiz bizim atalarımızdan gelen köklerimizin en güçlü en vazgeçilmez lezzetlerinden biri. Tarihte günümüzden bu yana yüzlerce çorba çeşitleri bulunmakla birlikte bizi sabah akşam yumuşatan bu sıcacık lezetin tarihçesine hep birlikte bakalım.

Çorba onu oluşturan temel madde tahıl ürünlerinin varlığının keşfedilmesine dayanıyor.Tarihte yapıldığını düşündüğümüz ilk çorba derilerin içine konan suyun ateşte kızdırılmış taşlar atılarak besinlerin kaynatılmasıyla yapılmış. Derken M.Ö 6000'de
çömlek kullanılarak içilmeye başlanmış. Çorbanın tarihi medeniyetin gelişmesi ile beraber Anadoluda gelişmeye ve  zenginleşmeye başladı. Kurutulmuş öğütülmüş meyve ve sebzeler katılarak tüm dünyaya müthiş bir damak zevki sunan çorba dillere destan olarak günümüze kadar gelmiştir. Osmanlı mutfağında zengin besin değeri ve hastalıklara şifa dertlere
derman olma yolunda kültürümüze iyice yerleşen çorba çeşitlenerek sofralarımıza kadar geldi. Çorbanın aslında metabolizmaya bağışıklık sistemimize ve o kadar çok faydası var ki yemeklerden önce tükeltilmesi mideden beyne giden tokluk sinyalinin süresi 20 dakikadır. Pek çoğumuz bundan daha kısa sürede yemek yediğimizden dolayı doyduğumuzu
hissetmeyiz. Çorba içtiğimizde ise süre uzadığından dolayı tokluk sinyallerini alırız.Çorba, mide duvarının gerilmesine ve buna bağlı olarak tokluk merkezinin çalışmasına yardımcı olur.Takviye edici gıda ların gözdesi çorba çeşitlerine bakalım.

Soğuk havalarda çorba tüketmek fiziksel olarak içimizi ısıttığı gibi mutluluk ve sevinç aşılayan da bir besin.Hazırlarken hayal gücümüze ve isteğimize bağlı olarak sebze et tavul baklagiller gibi pekçok besinle hazırlanabilir ve tüketilebilir. Örneğin, tavuk suyu çorbası sevmeyen biri, domates ya da mercimek çorbasını keyifle tüketebilir.

Çorba tüketilirken zaman almayan damağımızı şenlendiren aynı zamandada oldukça besleyici ve tok tutan şifa kaynağı bir yemek türü.Şimdi bu farklı farklı lezzetler sunan çorbanın çeşitlerini inceleyelim. Tarhana sından, mercimeğine, kelle paçadan, sebze çorbasına, et suyu ile güçlendirilmiş bu zengin çorba kültürümüzün aslında vücudumuza ne gibi faydalarını olduğunu bir bilsek sabah akşam çorba içmeye yelteneceğimiz gibi bir durumda söz konusu olabilir.Kaldı ki Eski türk kültürlerinde sabah kahvaltısı yerine çorba içildiği bir gerçek. Hatta ninelerimiz dedlerimiz bu kültürü hala devam ettirmekte.


Antibiyotik çorba: Bol sarımsaklı ve soğanlı bomba gibi bir çorba.Sarımsak ve soğan içeriğinde barındırdıkları solfosid ve allicin sayesinde doğal antibiyotik görevi görüyor. Nezle ve soğuk algınlığı ile boğaz iltihabının önlenmesinin yanı sıra, vücuttaki enfeksiyon ve mikroba karşı birer savaşçı edasıyla savaşıyor. Nohut ve ıspanak, karışımıyla hem lezzetli hem de faydalı bir kış çorbası hazırlayabilirsiniz.

Öksürük düşmanı çorba :Zencefil özellikle Asya’da binlerce yıldır grip ve soğuk algınlığı için kullanılan, bağışıklığı güçlendirmesinin yanı sıra öksürüğe de iyi gelen bir besin. Daha rahat nefes almaya ve balgam atmaya yardımcı olan zencefil, mide bulantısına da faydalı. Çorbalara da biraz sebze ile karıştırılaral oldukça lezzetli bir şifa deposu
olabiliyor.

Gribi evimizden içeri almayan leziz çorba :Zerdeçal, içeriğindeki kurkumin maddesi sayesinde obeziteden kansere birçok hastalığa karşı fayda sağlarken, aynı zamanda iltihaplanma giderici ve önleyici etkisi de bulunuyor. Demir, magnezyum ve sağlıklı yağ asitleri açısından zengin olan zerdeçal, gribe karşı da önemli bir kalkan görevi görüyor. Besin olarak zerdeçalın özellikle miktar kontrolü yapılarak baharat amacıyla tüketiminin herhangi bir sakıncası olmasa da zerdeçal ya da kurkumin takviyesi kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışın.

Mikropları kovan bağışıklığı güçlendiren çorba: Balkabağı; yüksek alfa ve beta karoten içeriği ile bağışıklık sisteminin en etkin savaşçılarından biri. Yüksek lif içeriği sayesinde bağırsak sağlığını desteklerken, tokluğu da sağlıyor. 100 gramı, yetişkin bir kişinin günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 35’ini tek başına karşılıyor. Balkabağı yüksek A vitamini içeriyor.3 tane bal kabağı ve biraz da süt ekleyerek yapılan bu çorbaya biraz da un kattığımızda istediğimiz lezzette ve kıvamda oluyor.

Mercimek Çorbası : Yüksek oranda lif içermesi nedeniyle diyabet (şeker hastaları) hastaları için değerli bir besindir. İnsülin ve kan şekerini düşürmede yardımcıdır. Kalın bağırsakların çalışmasını düzene sokarak, hemoroit ve diğer karın bağırsak
sorunlarında iyileştirici etkiler yapmaktadır. LDL (kötü kolesterol) düzeyini düşürür. Böylelikle kalp krizi geçirme riskini azaltıp kalp dostu bir besindir.Mercimeğin içermiş olduğu demir ve folik asit nedeniyle anemi (kansızlık) bireyler için önemli bir besindir. Ayrıca mercimeğin yüksek oranda içermiş olduğu potasyum ile kan basıncını düşürücü etkiler yaparak yüksek tansiyonu olan kişiler için güzel bir besindir.

Ezogelin Çorbası: Besin değeri oldukça yüksek olan mercimek vücudumuza enerji verir ve yorgunluğu da gidermektedir. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.Kansızlara faydalıdır.Anne sütünü attırır. Kandaki kolesterol oranını düşürür ve kan akışını hızlandırır.Kalp ve damar hastalıkları ile şeker hastalığından korunmaya yardımcı olur. Kalp krizi riskini azaltır. Yüksek oranda lif içermesi nedeniyle bağırsakları çalıştırarak vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasını kolaylaştırır ve kabızlığı giderir.



Tarhana Çorbası: Türk mutfağının vazgeçilmez tatlarından olan tarhana çorbası; besleyici, doyurucu ve tamamlayıcı bir besindir.Yüksek oranda kalori içermesi ve iştah açıcı özelliğiyle halsiz ve zayıf bireylere besleyici olmasından dolayı önerilmektedir.İçeriğindeki bulgur ve yoğurttan dolayı iyi bir protein, kalsiyum, B1 ve B2 vitamini kaynağıdır. Bu nedenle çocuk beslenmesinde de önemli bir yere sahiptir.Yoğurt tüketmeyen kişiler için tarhana çorbası iyi bir alternatiftir.Tahılların fermentasyonu sonucu oluşan tarhana probiyotik özellikte bir besindir. Ayrıca tarhana; diyabet (şeker hastalığı),
hipertansiyon (yüksek tansiyon) ve obezitenin tıbbi beslenme tedavisinde glisemik indeksinin beyaz ekmekten düşük olması ve doyurucu özelliğinin fazla olması nedeniyle tavsiye edilen bir besindir.

Tavuk Çorbası: Kış aylarında yakalanan amansız griplerden korunmak için tavuk çorbası doğal ilaç olarak uzmanlar tarafından önerilmektedir. Tavuk ve et suyu ile yapılan çorbalar bünyenin kendine gelmesine imkan sağlarken antibiyotik rolü de üstlenmektedirler. Çorbanın içerisinde bulunan tavuk suyu ve tanecikleri protein verdiği gibi bünyenin güçlenmesine ve zinde kalmasına yardımcı olacaktır. Özellikle çok enerji kayıplarının yaşandığı iş sektörlerinde çalışan bireyler için mutlak suretle tavuk suyuna yapılan çorbalar önerilmektedir. Kırmızı et ile kıyaslandığında daha az yağ içerdiği için kalp krizi riskinin azalmasında önemli ham maddelerden biri olmuştur.

Kelle paça çorbası :Kelle paça içinde bulunan kollojen maddesi kanser hastalığında iyileşme sürecini hızlandırdığı ifade edilmektedir.Kollojen maddesi aynı zamanda cildin dolgun ve pürüzsüz görünmesini sağlayan bir nevi dolgu malzemesidir. Kollojenden zengin kelle paça çorbası cildin genç görünmesine katkı sağlar. Kelle paça çorbası Omega-3 bakımından oldukça zengin bir besindir.

Hem çorbalar, hem sıcacık organik bitki çayları kışımızı iyi geçirmemize yarayacak büyük bir nimet. Keyifli sıcacık ve sağlıklı bir kış geçirmeniz dileği ile.

İlgili Ürünler
Son Yazılar
Benzer Yazılar